Biraz Sen, Biraz Ben

Yazabilmek için biraz Ludovico Einaudi’nin şarkılarına ihtiyacım var, oldukça fazla da sana…
Gözlerini kapadığında senin de aynı melodiler gelmiyor mu kulağına?
Senle ben bi’ melodi bile edemiyor muyduk yoksa…
Notaları birleştirebilecek cesareti bulabildin mi peki kendi kendine kaldığında?
İnsan tek başına başa çıkamadığında desteğe ihtiyaç duyar benim bildiğim,
Ama sen bir kere bile bunun için gelmedin yanıma…
Oysa ben, arabanda bile müziklerimi açardım sana… Sözsüz olanlardan hani,
Sözlüler daha cesurdu çünkü; sözsüzler daha ürkek, daha yalın, daha ruha dokunan…
Cesareti, kendini ona teslim ettiğinde ortaya çıkan,
Sözleri de, hemen onun ardından…
İçinde kaybettiğini sandığın ruhunun, ben, ben gerçekten yaşadığına inanırdım,
Kulağına her yaklaştığımda, söylediğim sözlerin arka fonunda hislerimi de fısıldardım aslında,
Desibeli sıfır da olsa…
Oysa ben, sen araba kullanırken bile hayrandım sana,
Oysa ben, dumanını üflerken nefesinden çıkan sese bile hayrandım…
Oysa sen? Sen kendinde en çok neye hayrandın?
Mesela ben, senden habersiz, sesini kaydederdim,
Mesela ben, hâlâ o kayıtları dinlerken bulurum kendimi
Çünkü sen, sesini de alıp gittin benden,
Oysa ben, senin ses tonuna bile hayrandım…
Ve evet, işte bu yüzden yaşamak için belki biraz Ludovico Einaudi’nin şarkılarına ihtiyacım var, oldukça fazla da sesini duymaya… Hâlâ.
Oysa sen, bu kadar ses içinden bir tını bile oluşturamayan…
Oysa ben,
Ben ise sadece şarkılar gönderiyorum sana… Hâlâ.
BAL, Şubat 2016

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir