Yaşanmış ve Yaşanmayacaklara İthafen…

Bu zamana kadar, bir düşün… Gözünün önünden hayatın bir film şeridi gibi kaç kez geçti?

Sayabilir misin?

Gözünün önünden geçen kareler her seferinde birbirinin aynısı mıydı peki?

Ya da sadece gözünün önünden geçen sahnelerle kaç film çekilirdi?

Kaç şarkı yazılabilirdi onları anlatan?

Ama dizi değil… Çünkü bence, ne benimkiler ne seninkiler dizi olamazdı… Olmamalı da… Ya uğruna birkaç sigara içtiğin bir şarkı kadar sürmeli, derine ve en derin hislerine kadar derin işleyen ya da bir film kadar sürmeli, sonrasında da hep düşündüren, zihninde yer edinen, film gibi dedirten…

O halde…

Senin kaç filmlik hayatın var söyleyebilir misin bana şimdi?

Hangilerinde daha çok kendini gördün, hangilerinde sevdiğin o insanı… Hangilerinde sen başrolsün, hangilerinde filmin yönetmeni o sanki?

Benim her seferinde gördüğüm sahneler birbirinden çok farklı ama ortak bir yolu var gibi hissediyorum hep… Aynı tema, sadece içimde türeyen onun binlerce farklı şekli… Dönüp dolaşıyor zihnim, tek bir sahneye – o tek kareye gelinceye kadar… Kapanıyor gözümün önündeki perdeler bir anda… Ama sadece, yine ve yeniden zihnime düşünceye kadar…

Uyumuyordum, uyuyamıyordum çünkü…

Çünkü ben bu gece bile belki 2 tane film çekmiştim yaşadıklarımla…

Hatta yaşayamadıklarımla… 

Peki ya sen? Hangi sahnelerin var gözünün önünde?

– BAL, Şubat 2016
Not: Patlamış mısırını almayı unutma…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir